Hamilelikte Cilt Değişiklikleri
Gebeliğin tüm metabolizmada yarattığı olağanüstü değişiklikten aslında vücudumuzun en büyük organı olan cildimizin etkilenmemesi mümkün değil. Gebelik boyunca bir kısmının nedenini tam olarak bilemediğimiz bazı cilt değişiklikleri farklı şekil ve ağırlıklarda ortaya çıkabilir. Bunları önceden kestirebilmek çoğu kez mümkün değildir. Bu değişimlerin bir kısmı oldukça rahatsız edici olsa da doğum sonrası iz bırakanların oranı oldukça düşüktür.
Gebelikte ciltte genel bir koyulaşma olması normaldir. Bazı bölgelerde daha belirgin olan bu koyulaşma MSH( Melanosit stimülan hormon) a bağlanır. Melanositler cildimize renk veren melanin adındaki maddeyi sentezleyen hücrelerdir. Bu hücrelerin melanin üretimini arttırması cildin koyulaşmasına neden olur. Aşağıda bahsedeceğimiz bazı değişimlerin altında yatan neden artmış melanin üretimidir.
Benlerde büyüme ve yeni benler: Yukarıda söz ettiğimiz melanin üretimindeki artış nedeniyle benlerde büyüme ve koyulaşma ve yeni benlerin ortaya çıkması söz konusu olabilir. Cilt kanseri görülme olasılığı çok düşük olmasına karşın yine de belirgin olarak büyüyen, sınırları düzensiz, rengi farklılıklar gösteren bir ben fark ettiğinizde dermatoloji (cildiye) uzmanına danışmanızda yarar vardır.
Kıllanmada artış: Çok sık olmasa da bazen rahatsız edici boyutlara ulaşabilir. Gebelikteki hormonal değişimle kıl foliküllerin normal döngüsünde oluşan değişikliğe bağlıdır. Normalde hızlı büyüme, dinlenme ve dökülme olarak üç ayrı bölümde gerçekleşen döngü gebeliğin etkisiyle aksar. Kıl folikülü hızlı büyüme safhasında uzun süre kaldığında kıllanmada artış ortaya çıkar. Daha nadir olarak yumurtalıklarda ‘gebelik luteinizasyonu’ adı verilen bir duruma bağlı olarak kıllanma aşırı boyutlara ulaşabilir. Doğumdan sonra normale dönen bu durumda da epilasyon uygulamaları gerekli olabilir.
Meme uçlarında ve genital bölgede koyulaşma: Aynı nedenle ortaya çıkan bir değişikliktir doğumdan sonra büyük oranda kaybolur.
Linea Nigra: (Siyah Çizgi) : Karnın orta hattında farklı koyuluk ve genişlikte ortaya çıkan bir çizgidir. Genelde göbeği de içine alır. Herhangi bir olumsuzluk göstergesi değildir ve doğumdan sonra kaybolur.
Gebelik Maskesi (Kloasma) : Yüzde yanakları burnu ve bazen de alını kapsayan kelebeğe benzetilebilen şekilde ortaya çıkan bir koyulaşmadır. Büyük bölümü gebelik sonrası kaybolsa da az bölümü kalıcı olabilmektedir. Estetik olarak hoş olmayan bir görüntü oluşturabileceğinden gebelik maskesinden korunmak için güneşe çok çıkmamak veya yüksek faktörlü güneş kremleri kullanmakta yarar vardır.
Ciltte yağlanma ve sivilcelerde artış: Gebelikte oluşan hormonal değişiklikler özellikle eğilimi olanlarda ciltte aşırı yağlanma ve sivilce artışına neden olabilir. Bu durumda cildin temizliğine özen gösterilmesi esastır. Bazı akne ilaçlarının gebelikte kullanımı sakıncalı olduğundan bir dermatoloji uzmanına danışmadan ve doğum doktorunuzun da fikrini almadan ilaç kullanmanız doğru değildir.
Çatlaklar: Özellikle karında olmak üzere gebelik sırasında cildin gerildiği heryerde ortaya çıkabilen çatlaklar gebelik sonrası da tam olarak geçmediğinden pek çok anne adayının korkulu rüyasıdır. Çatlaklar kişiden kişiye çok farklı seyredebilmektedir.Bunu etkileyen iki temel faktör cildin özelliği ve alınan kilo miktarıdır. Cildinizin yapısı kuruysa ve gebelik boyunca çok kilo alırsanız çatlaklardan korunma şansınız yok gibidir. Cildi nemlendiren ve gerginliğini azaltan her ürün çatlakların engellenmesinde ya da asgari düzeyde tutulmasında yararlı olur. Badem yağı,bebek yağları ,diğer nemlendiricilerle birlikte bu amaç için üretilmiş kozmetik ürünleri de kullanabilirsiniz. Ama hiçbir yöntem çatlak oluşmama garantisini veremez. Yine de kilo alış durumunuz ve cildinizin özelliğini dikkate alarak dördüncü aydan itibaren bu tür ürünleri kullanmanızda yarar vardır.
Saç Dökülmesi: Her söylenilen doğru olmasa da büyüklerin ağzından kulağınızda kalan ‘’Bebek anneye güldüğünde, annenin saçı dökülür’’ ifadesinin doğruluk payı yüksektir. Her ne kadar saç dökülmesinin bebeğinizin size verdiği ilk gülücüklerle ilgisi olmasa da, doğumdan sonra sizi diğer insanlardan ayırmaya başladığı dönemlerde saçlarınızda dökülme belirginleşecektir. Bu tamamen fizyolojik bir olay olup iyi beslenme ve gerekirse demir ve vitamin takviyesi alın ve emin olun kel kalmayacaksınız.
Yukarıda saydığımız değişikliklerin tamamı sizin ve bebeğinizin sağlığına zarar verecek problemler değildir.
Hamilelikte cilt bakımı
Hamilelikte ve sonrasında sizi en fazla üzen konuların başında fazla kilolar ve cilt problemleri gelebilir. Hamilelik sırasında vücudunuzun
her geçen gün genişlemesiyle birlikte gerginliğini kaybeden cildinizde kuruma, elastikiyetin kaybolması ve hassasiyet görebilirsiniz. Özellikle göğüsler, karın ve baldırlar en fazla etkilenenlerdir.
Hamilelikten sonra vücudunuzun deforme olmaması için hamilelik sırasında çok uzun süren aşırı sıcak banyolardan kaçınmanız gerekir. Bunun yerine yapacağınız ılık bir duş sizi ve bebeğinizi oldukça rahatlatır.
Arada bir yapacağının hafif kese ise kan dolaşımını artırır. Duştan sonra da kol ve bacaklara nemlendirici bir krem uygularsanız günlük vücut bakımınız büyük ölçüde bitmiş olur.
Çatlaklara karşı mücadeleye ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi sonuç alırsınız. Hamileliğinizin ilk aylarından itibaren söz konusu vücut bölgelerine özel çatlak kremleri veya bebek yağı uygulamaya başlayın.Alt deri lifleri ne kadar yumuşak olursa o kadar hassas olurlar.Bu yüzden aşırı ve hızlı kilo almamaya gayret edin.İmkanınız varsa üçüncü aydan itibaren,her altı haftada bir vücut masajı yaptırın.Bu hücrelerin daha iyi beslenmesini sağlayıp artıkların vücudunuzdan atılmasını hızlandıracaktır.Yalnız masajın mutlaka elle yapılması gerektiğini unutmayın.