Kalbimiz...
Kalp vücudumuza ve organlarımıza kan pompalayan, tansiyonumuzun oluşmasını sağlayan en hayati organdır. Aynı zamanda kendi dokusuna da koroner arterler dediğimiz atar damar sistemiyle kan göndererek çalışmasını sağlar. Bu ömür boyu süren ve sayısız tekrarlanan mükemmel bir sistemdir. Eğer kalp kendi dokusuna, başta damar sertliği hastalığı(ateroskleroz) olmak üzere, yeterli kan gönderemez ise koroner arter hastalığı dediğimiz klinik tablo ortaya çıkar.
Bu klinik tablo hareketle oluşan göğüs ağrısı ile hayatınızı tehdit eden kalp krizi veya ritim bozukluklarına kadar gidebilen geniş bir yelpazedir.Sıkıştırıcı vasıftaki göğüs ağrısı sola veya her iki kola, sırta, boyuna ve çeneye yayılabilir. Bazen karın veya mide ağrısı olarak kendini gösterebilir. Çabuk yorulma hıçkırık, öksürük, çarpıntı gibi şikâyetlerle de belirebilir. Hemen daima kendinizi kötü ve hasta hissetmenize yol açar, çünkü kalbin kendi fonksiyonlarını bozucu özelliktedir. Şeker hastalarında kalbe giden sinirlerin harabiyetine bağlı ağrı hissedilmeyebilir. Yaşlı ve bacak damarları tıkalı olan hastalar yavaş hareket ettikleri için hastalık sinsi seyrederek kalp krizi gibi ciddi sonuçlarla kendini belli edebilir. Genç hastalarda ki kalp krizlerinde hayatı kaybetme olasılığı yüksektir.