Prostat tedavisi cinselliği etkiler mi?

JFK Hastanesi'nden Opr. Dr. Yusuf Alican ve Op. Dr. İlter Alkan'dan alınan bilgilere göre prostat büyümesinin cerrahi tedavisinde klasikleşmiş 3 operasyon vardır. Bunlar: transüretral prostat rezeksiyonu (TUR-P, kapalı prostat ameliyatı), mesane boynu insizyonu (Transüretral prostat insizyonu), açık prostat operasyonudur.

Kapalı prostat ameliyatı (TUR-P) en yaygın uygulanan prostat operasyonudur, prostat büyümesi cerrahi tedavisinin yaklaşık yüzde 95'i bu yöntemle yapılır. Etkili bir yöntemdir. Anestezi uygulandıktan sonra (bölgesel veya genel) ince bir teleskop yardımı ile ürolog penisten girerek büyümüş prostat dokusunu elektrik akımı kullanarak ufak parçalar halinde keser ve dışarı alır. Bu operasyon penis içindeki idrar kanalından girilerek yapıldığından herhangi bir kesi veya yara yoktur. Operasyon yaklaşık 45-60 dakika sürer.

Prostatın çok büyümediği halde daralma ve tıkanıklığa yol açtığı durumlarda kullanılan bir yöntemdir. Mesane boynundan prostata bir kesi yapılır. Doku çıkarmaya gerek yoktur. TUR-P kadar etkilidir, yan etkileri çok daha azdır. Bununla beraber sadece küçük prostatlara uygulanabilecek bir yöntemdir.

Eğer prostat TUR-P (kapalı prostat ameliyatı) yapılamayacak kadar büyükse (60-80 gr dan fazla) karnın aşağısından bir açık kesi yapılarak çıkarılır. Bu diğer yöntemlere göre daha büyük bir operasyondur, hastanede kalış ve iyileşme süresi daha uzundur.

Anestezi şekli bir çok hasta için önem taşır. Modern anestezi ile operasyonlar çok güvenli geçmektedir ve ciddi yan etkiler çok nadirdir. Açık prostat ameliyatı genel anestezi altında yapılır. Diğer yöntemlerde (TUR-P; Holmium lazer gibi) epidural, spinal (belden uyuşturma ) gibi bölgesel anestezi de uygulanabilir. Spinal ve epidural anestezi ile belinizden bir iğne yapılır ve bu bölgenin aşağısında uyuşma olur, kişi ağrı duymaz. Bu yöntemle operasyon boyunca kişinin bilinci yerindedir.

Ameliyattan sonra en çok sorulan sorulardan biri de kanama olup, olmayacağıdır. Operasyon sırasında ya da sonrasında kanama olabilir. Bu risk Holmium lazer ile yapılan operasyonlardan sonra hemen hemen hiç görülmez. Hastanede kalış süresi de operasyon tipine göre değişir. Kapalı prostat ameliyatında 2-3 gün, açık prostat ameliyatında ise 5-7 gün yatmak gerekebilir. Ameliyattan uyanan hasta sonda takılı olduğunu görecektir. Sondaya bağlı olarak idrara çıkma isteği görülmesi normal bir durumdur. Lazer tedavisinde sonda kısa sürede çıkarılır ve sondanın tıkanma riski de oldukça düşüktür. Açık prostat ameliyatında ise sonda daha uzun süre kalacaktır. Açık prostat ameliyatında ilk günler ağrı olabileceğinden ağrı kesiciye ihtiyaç duyulabilir.

Kapalı prostat ameliyatı olduysanız sondanız 2-3 gün sonra çıkarılır. İlk adrar yapışlarda tuvalete gidene kadar idrar kaçırma olabilir, ancak bu durum birkaç gün içinde düzelecektir. Ancak nadir de olsa bazı hastalar sonda çıkarıldıktan sonra idrar yapamayabilirler, bu duruma 10 hastadan 1'inde rastlanır. Böyle bir durumla karşılaşıldığında 2 gün daha sondanın takılı kalması gerekebilir. İdrarın iyi bir şekilde yapıldığı görüldükten sonra hasta taburcu edilebilir.

'Tekrar ameliyat gerekir mi?' sorusu da sık sorulan sorulardan biridir. Bu soruya da uzmanlarımız şöyle cevap veriyor; 'Her 10 erkekten birinde de operasyonu izleyen 10 yıldan sonra prostatın yeniden büyümesi ya da idrar yolunda oluşabilecek bir darlık (operasyona bağlı) nedeniyle tekrar ameliyat gerekebilir.'

Operasyon sonrası idrar kaçırma genellikle sadece geçici olarak görülür ve zaman içinde düzelir. Sürekli idrar kaçırma riski yüzde 1 in altındadır. Bu risk yine açık prostat operasyonu sonrası daha fazladır.

Kuru boşalma nedeniyle prostat operasyonu sonrası çocuk sahibi olma ihtimali çok düşüktür. Fakat buna bir korunma yöntemi olarak fazla güvenilmemelidir, çünkü kuru boşalma her erkekte görülmez. Eğer çocuk sahibi olmak istiyorsanız üroloğunuzla konuşun.

Sertleşme güçlüğü yaşanır mı?

Bu ihtimal prostat operasyonları sonrası düşüktür, ancak operasyonun çeşidine göre farklı oranlarda görülebilir. En çok açık prostat operasyonu sonrası görülebilir (yüzde 5-7), TUR-P sonrası daha düşüktür, lazerle yapılan ameliyatlardan sonra neredeyse hiç görülmez. Bir çok hasta için yaşı gereği bu faktör önemli olamayabilir, ancak aktif bir seks hayatınız var ise bu konuyu doktorunuzla görüşmeniz gerekir.

Ameliyat sonrası cinsel hayatta bir takım farklılıklar olup, olmayacağı çoğu kişi tarafından merak edilir. Prostatın büyüyen kısmının çıkarılması genellikle erkeğin seks hayatını kötü yönde etkilemez. Eğer bir erkekte operasyon öncesi sertleşme güçlüğü yoksa operasyon sonrası bunun olma ihtimali çok düşüktür.

Özellikle prostat tedavisinde büyük kolaylıklar sağlayan holmium lazer ile yapılan ameliyatlardan sonra bu risk yok kabul edilebilir. Prostat ameliyatlarından sonra ortaya tıp dilinde retrograd ejakülasyon denilen kuru boşalma ortaya çıkabilir. Kişinin orgazm olması (zevk alma) etkilenmez, ancak kişi boşaldığı zaman bununla birlikte meni dışarıya atılma yerine mesaneye geri kaçmaktadır.

Bunun nedeni prostat operasyonlarında meninin mesaneye geri kaçmasını engelleyen mekanizmanın bozulmasıdır. Bu durumun kişiye hiç bir zararı yoktur, meni ilk idrarla atılmaktadır.