Anne yoksunluğu
Bazı çocuklarda ise gizli depresyon olarak adlandırılan depresyon türünün belirtileri görülür. Bu durum ailenin sağlıksız tutum ve davranışlarıyla yakından ilişkilidir Zamanında teşhis edilirse büyük oranda düzelmesi ya da ortadan kalkması olanağı vardır.
Kısa süreli anne yoksunluğu
Bebekli dönemi aileye tam bağımlı bir yaşam dönemidir. İlk aylarda çocuk tam alıcı ve edilgendir.Çocuğun temel ihtiyaçları hiç geciktirilmeden giderilir. Bu ilişki sürecinde çocuk kendine bakan kişiye bağlanır. Anne ve çocuk arasında tam bir birliktelik oluşur. Çocuk bu dönemde anne veya yerini alan yetişkinin ayrılığına katlanamaz. İşte bu süreler içinde anneden ayrılmak çocuğu ruhsal yönden yaralar. Anneden veya bunun yerini alan yetişkinden birden ayrılan ve bakım evine verilen ya da hastaneye yatırılan çocuklardan bazıları önce şiddetli ve uzun süreli ağlamalarla tepki gösterirler.Bu çocukların ağlamaları dindirilemez.Kısa süreli susmaları sırasında birisi yaklaşırsa ağlamaya tekrar başlar. Sustuklarında ise yüzlerinde yorgun ve küskün bir ifade belirir. Giderek yemek yeme azalır, kilo kaybı, kusma ve isal görülür. Üç ay süreyle anne ile birlikte olursa durum tamamen düzelir.. Ayrılık üç ayı geçerse, hospitalizm yani anne yoksunluğu sendromu gelişebilir. Bebeğin ihmal edilme süresi uzarsa bu durum ağır beslenme bozukluğuna, ateşli hastalıklara ve ölüme neden olabilir.
Uzun süreli anne yoksunluğu
İlk yaşlarda ailelerinden ayrılan çocuklarda görülür. Yetiştirme yurtlarında ya da hastanede uzun süre kalan çocuklarda sık rastlanır. Bu çocukların gelişimi yavaş ve geridir. İyi beslenip bakıldıkları halde kilo almazlar. Yürüme, konuşma ve tuvalet eğitimleri çok gecikir. Çevreye ilgisizdirler. Oturdukları yerde sallanma, geviş getirme, kafa sallama, vurma gibi davranış bozuklukları görülür. Parmak emme gibi bedensel haz kaynaklarına sık başvurulur. Yalancı geri zekalılık görülür.
KAYNAK:
Yrd.Doç.Huriye Albayrak