Yemekten kaçan çocuk için öneriler…

Birçok anne ‘’aç kalacak, zayıf düşüp hasta olacak’’ diye çocuğunun peşinden ayrılmıyor. ‘’Aman şu sütü bir içiver kızım, meyveni yedin mi oğlum’’ gibi sıkıcı ısrarlar çocuklarını yıldırmaktan başka işe yaramıyor. Böylece anne babalar, kaş yapalım derken göz çıkarıyor. 

Özellikle 8-9 aylıktan okul çağına kadar uzanan dönemde, anne-babalar en çok çocuklarının iştahsız olmasından yakınmaktadırlar. Çocuğun yeme isteği büyüme hızına ve kişisel durumuna göre belli dönemlerde değişse de, özellikle 1-2 yaş arası, iştahın en düşük seviyede olduğu dönemi oluşturmaktadır.

Çocuğunuz bazı günler az, bazı günler fazla yiyorsa bu yaşının getirdiği doğal bir özellik, dolayısıyla üzerinde çok fazla durmanız gerekmemektedir. Ayrıca çocuğunuz sık ve az yemeye alışmışsa, bu şekilde yenen yemek de ana öğünde yenen kadar besin değeri taşıyabileceği için ‘fazla besin almıyor’ diye endişelenmenize gerek yok. Ancak uzun süredir iştahsızlık var ve yetersiz kilo alıyorsa bu sorun bağırsak parazitleri,   kabızlık, kansızlık veya idrar yolu enfeksiyonundan kaynaklanabileceği düşünülerek mutlaka bir doktora başvurulmasında fayda vardır.

Çocukların çoğunun büyümelerine yetecek kadar yedikleri ve yeterli kaloriyi aldıkları sürece sağlıklı olacaklarını unutmayın.

Doğru beslenme alışkanlığı kazandırmak için izlenmesi gereken stratejiler

  • Çocuk 1 yaşında aile bireyleriyle birlikte yemeğe başlamalıdır. Ailesi ile birlikte yemek yemek, çocuğa ailenin bir üyesi olduğu duygusunu verir.
  • Çocuklar anlatılanı değil, gördüğünü taklit eder. Bu yüzden anne- baba ve bakıcı gibi çocuğun bakımından sorumlu kişilerin kendi beslenme davranışlarına dikkat etmeleri gerekmektedir.
  • Yiyecekleri çekici bir şekilde sunmak gerekir. Parlak renkli bir tabak veya masa örtüsü gibi çocuğun hoşlandığı şeylerin kullanılması, yemeği zevkle yemesini sağlayabilir.
  • Yemek porsiyonları anne-babanın ölçüsüne göre değil, çocuğun kendi gereksinimlerine ve yaşına uygun olarak hazırlanmalıdır. Çocuk gerekenden fazla yemeye zorlanmamalıdır.
  • Çocuğun yemeğini yemesi için yeterli zaman verilmelidir. Ancak bu süre yarım saatten fazla olmamalıdır.
  • Çocukların yemekten 1 saat önce ve yemek sırasında sıvı alımları azaltılmalıdır. Bu midenin dolarak gerilmesine ve yalancı tokluk hissine yol açabilir.
  • Yiyecekler çocukların kolay tüketeceği şekilde hazırlanmalıdır. Küçük dilimlenmiş havuç, salatalık, küçük şekil verilmiş köfte, sigara böreği, çizgi film kahramanlarından esinlenerek hazırlanmış, kurabiye, kek vs. çocuklara yemeği eğlenceli bir hale getirebilir.
  • Kendi yaşıtları ile grup halinde yemek yemek, özellikle yemek seçen çocukları farklı tatları denemek konusunda cesaretlendirebilir.
  • Çocuğunuz süt içmeyi sevmiyorsa, onun sütünü nasıl içmeyi tercih ettiğini öğrenmeye çalışın. Çocuklar için sütün sıcaklığı, süt içmeyi sevebilmeleri için önemli bir etkendir.
  • Süt sevmeyen çocuklar için bolca yoğurt veya peynir tüketimi gerekli besinlerin sağlanmasında yeterli olabilir.
  • Et yemek istemeyen bir çocuğun alması gereken protein, yumurta veya kuru baklagiller verilerek desteklenebilir.
  • Ekmek yemek istemiyorsa, makarna, patates, bulgur gibi diğer tahıllı gıdalarla alması gereken kalori desteklenebilir.
  • Çocuğun besin seçimindeki öncelikleri dikkate alınarak farklı tat, farklı renk ve çeşitlilikte besinler hazırlanmalıdır. Sağlıklı beslenmeyi sağlayacak sonsuz sayıda besin birleşimi yapılabileceği unutulmamalıdır.
  • Anneler yemek konusunda yaratıcı olmalı ve yemek saatlerini çocuk için eğlenceli bir hale getirmelidir. Yemek saatlerinin tüm ailenin katılımının sağlandığı, faydalı sohbetlerin yapıldığı, çocuğun hoş vakit geçirdiği saatler olmasına özen gösterilmelidir.


Uzm.Dr.Hasibe ÖZKARA
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
 


Diger Haberler



Arşiv